kısmen net

18.05.2005, 03:10

  • blogomatic generator, her refresh'de taptaze bir blog entry üretiyor. yerinde inceledim; bir adet genelgeçer ifade üretiyor, sonrasında "dün x yedim, yürüdüm, y izledim, bayıldım, sonra sızmışım" minvalinde kişisel kırıntılarla iştah kabartıyor, oradan tekrar genelgeçer ifadeye bağlıyor. işi çözmüş bir şaheser.
  • nyt'den cannes film festivali weblogu
  • hürriyet gazetesi amfi'de esrar skandalı başlıklı uğur dündar çalışmasını manşetten verirken, baş şişeci kızın kimliğini açık ettiği yetmezmiş gibi, evlenip boşanmış olduğunu da özellikle (hem fotoğraf altında hem de haberde tekrar tekrar) belirtme ihtiyacı duymuş; sadece "boşanmış" deselerdi de anlardık, ama "boşanmış" olmanın niçin bu kadar önemli ve belirtilmesi gereken bir detay olduğunu anlayamadık. hürriyet bu, afallamamamız lazım; alternatif olarak şaşallamak istersek, nasıl yapacağımızı da ayrıntılarıyla anlatmışlar.
  • cânım satie meğer robota bağlamış: an artist must regulate his life
, | 2 yorum

beni düzelt

10.05.2005, 02:34

George Bush DVD'lerdeki nahoş laf ve kareleri silmeye yarayan yazılımların kullanımını da legalleştiren yasayı imzalamış. şimdi burada George Bush'u cümlenin öznesi yaparak tüm suçu üzerine atmış veya hepsi onun başının altından çıkmış gibi yaptık ama pasif moda geçmeye de aktiflora gönlüm elvermedi (satıryarası: tümceyi silmek yerine paylaşarak anlatının akıcılığını bırak, kaptırıverip gidiciliğini sağlıyor, gereksiz eklentilerle kendimi açık ediyorum).

anlatının akışı demişken, "hikayenin bütünlüğünü bozmadan nahoş/uygunsuz ayrıntıları çıkarma" fikrine cevaben sağ veya sol elimizin işaret parmağını kaldırmış, bir tenkit girdabı yaratmaya girişmeden önce, bi durup, kendi anlatılarımızdaki ekleme/çıkarmaların, methe değer olması için uğraşıp durduğumuz metnimize düşürdüğü gölgeye sığınarak yan gelip yatsak ve "gerçeği, tüm gerçeği" istemenin bedelleri üzerine rüyaya dalsak. kuru kurgu kimliklerimize fistan tadında anlatı dağıttığımız ağımıza da dalabiliriz, kısayoldan.

bu uykudan uyanınca "kurgu ve gerçek arasındaki sınırların gittikçe bulanıklaştığı günümüzde" tadında bayata kaçmadan, mikro, makro her tür anlatıda anlatıcı tarafından verilmesi niyetlenenin, alıcıya aracı ellerin parmağı değmeden ulaştırılmasının gerekliliğinin medya etiğinin temel ilkelerinden biri olması gerektiği sonucuna varıp, parmağı sallamaya başlayabiliriz. etiğimiz yakışıklı, ettiğimiz kurguya uygun olur.

perSona, vesaire, , | 4 yorum

 
sabit
altıüstü, byte'lı piyade, chatkapi, pagan, spineless, winternet, bildirgeç, hafif.org, kelamtıraş, nahnu, otium, plasticwings, roccofun, siber kültür, aldaily, boing boing, habits of waste,
in these times, kuro5in, media pill, metafilter, monochrom, spark, the stranger, telepolis, ambiguous, feministe, pinoc-
chio theory
, plastic bag, alternet, gazetem, haysiyet,
24fps, cineaste, cinema space, cinetext, film-
philosophy
, film written, images journal,
kinoeye, offscreen, scope, screening the
past
, senses of cinema, sinefil,