truffaut-hitchcock

29.08.2004, 02:01

radio france truffaut'nun 1962 yılında hitchcock'la yaptığı ve daha sonra kitap haline getirilen meşhur söyleşinin ses kayıtlarını web sitesine koymuş. 25 parça tekmili birden. truffaut fransızca, hitchcock ingilizce konuşuyor; arada da bi tane tercüman hanım var, onun performansına bayıldım. şuradan

perSona, film-tv, , | 1 yorum

oldu bitti

15.08.2004, 18:01

metroblogging entry'sinde bahsettiğim konu hiç beklenmeyecek şekilde hayata geçti, plasticwings müdürleriyle başbaşa verip olanbiten.org'u oluşturduk. design plush'dan, konsept oturtma için kafa patlatma hepimizden. çok da hayırlı oldu umarız.

site hakkında ayrıntılı bilgiyi nedir? yazısında verdik, oraya bakın. türk weblog alemi adına kendisinden çok umutluyum, gözünüz üzerimizde olsun.

perSona, blog, , | 3 yorum

madde ve hafıza

13.08.2004, 03:44

madde ve hafıza (matter and memory diye de biliriz, - frankofondan ziyade anglosaksonuz) türkiye'de sadece pandora kitabevinde ve eşşek gibi bir fiyata satılırken, internette aradığını bulmada çok ehil olduğunu iddia eden ben, 5 ay aramanın sonunda vazgeçip kitabı almışken, şimdi öylesine bakınırken kitabın full metnine rastlayıverdim. isteyen yararlansın.

bağlantılar her yerde, mesele onları bulmak istemekte, o zaman:

"Modern zamanın en temel özelliği artık bu dünyaya inanmıyor oluşumuzdur. Yaşadığımız olaylara bile inancımızı kaybettik: Aşka ve ölüme, sanki bunlar bizi sadece yarı yarıya ilgilendiriyormuş gibi. Sinemayı yapan biz değiliz, kötü bir film gibi karşımıza çıkan dünya." ***

perSona, vesaire, , | 0 yorum

imdb hikayesi

10.08.2004, 02:46

meraklısı için imdb'nin hikayesi: nasıl oluştu, arkasında kimler var, kaç kişi çalışıyor (sadece 100!), sistem nasıl işliyor; pek doyurucu bir yazı, ama trivia bölümüne laf etmeyecektiniz.

perSona, film-tv, , | 0 yorum

henri cartier-bresson

6.08.2004, 02:01

alicante

perSona, blog, , | 1 yorum

tatil tortusu

4.08.2004, 13:43

kısa fakat dinlendirici bir gümüşlük tatili yaptık. insan deniz kenarında aynı amaçla orada bulunan insanların yanında gazeteleri daha umursamaz okuyor; en büyük derdin öğlene ne yesem ne içsem, şimdi güneşin altında sağa mı yoksa sola mı dönsem, tuvalete denize girmeden önce mi çıkınca mı gitsem gibi önemsiz konular oluyor haliyle. ve o önemsiz addettiğimiz soruların verdiği rahatlıkla gün geçirirken çok daha berrak düşünüp, şu şehirde haftalarca seni bunaltan soruların cevaplarını şıp diye buluveriyorsun, dönüş yoluna girdiğin an tekrar kaybetmek üzere.

tatil medyasının önlenemez yükselişiyle atağa geçen tatilde to-do listeleriyle dolu gazetelerin tek işlevi -elleri ve bedeni kapkara boyamaktan başka- rulo haline getirilince şezlongda biriken kumları bir vuruşta temizleyebilmeleri. medyamızın en tatil bilir yazarı nur çintay a.'nın olduğu sayfayı dışa getirip vurun, daha bir rahatlatıcı oluyor. kendisi tatil kitaplarıyla ilgili bir karalamasında kapağı ıslanmaya ve kumlanmaya karşı dayanıklı kitapları tavsiye etmişti. ve sanırım hala, tamer karadağlı yazılarından vakit kalınca, bu tür tavsiyeler vermeye devam ediyor, eksik olmasın.

durdukları her noktaya pet şişe, naylon torba, kola kutusu tüküren tatil lamalarına sevgilerle bu aaaa yazıma sosyal mesaj katarak tamamlıyorum.

perSona, blog, , | 0 yorum

 
sabit
altıüstü, byte'lı piyade, chatkapi, pagan, spineless, winternet, bildirgeç, hafif.org, kelamtıraş, nahnu, otium, plasticwings, roccofun, siber kültür, aldaily, boing boing, habits of waste,
in these times, kuro5in, media pill, metafilter, monochrom, spark, the stranger, telepolis, ambiguous, feministe, pinoc-
chio theory
, plastic bag, alternet, gazetem, haysiyet,
24fps, cineaste, cinema space, cinetext, film-
philosophy
, film written, images journal,
kinoeye, offscreen, scope, screening the
past
, senses of cinema, sinefil,