trapped by undead
25.03.2004, 01:00
interneti yeni saran bir weblog girişimi var. hikayesi şöyle: california'da yaşayan iki tip, roy ve mitch, la'a gidip north of three films diye bir şirket kuracaklar, bir iki projeleri de var. bir blog hazırlıyorlar. bu blogun ilk ve son iki entrysinde yakında kız arkadaşlarıyla king's canyon national park'ta kamp yapacaklarını yazıyorlar. on gün kadar sonra yeni bir blogla karşımızdalar: trapped by undead, need help.
bunlar kamp yaparken zombilerin saldırısına uğramışlar, kız arkadaşlarını kurtaramamışlar, onlar da zombi olmuş ama kendileri en yakındaki binaya sığınmışlar. bu binada telefon yok ama bilgisayar ve internet bağlantısı var. bloglarıyla yardım istiyorlar. olanları anlatıyorlar, işte demin iki zombi geldi, sayıları 200'ü buldu falan diye. bu arada king's canyon'da bir patlama olduğu ve bölgenin halka kapatıldığı gibi bir dedikodu da var; tam hükümet zombi baskınını saklamaya çalışıyor havası hakim. bloga yorum giren bir sürü tip de var. biri size pizza göndereyim diyor, bir başkası sizin için dua grubu oluşturduk diyor; linklerle, yorumlarla falan okuması eğlenceli. bakalım arkasından ne çıkacak.
bu arada night of the living dead'ın telif hakkının süresi bittiği için archive tarafından kullanıma açılmış durumda: buyrun
belle de jour
22.03.2004, 14:42
belle de jour, ingiltere'de yaşayan bir telekızın weblogu. blog sahibi günlük hayatını, müşterilerini, erkek arkadaşını anlatıyor. kitap okumayı seven, anlatımı da iyi birisi ve bir telekızın böyle olması herkesi çok şaşırtıyor, belle de jour en çok okunan ve üzerinde en çok tartışılan webloglardan biri oluyor. hemmen telekızın kimliği hakkında çeşitli polemikler başlatılıyor.
devamıdünya öykü anlatma günü
20.03.2004, 19:18
bugün dünya öykü anlatma günü. dünyanın muhtelif yerlerinde öyküler anlatılacakmış, listede türkiye yok. öykü anlatmayla ilgili bir de wiki oluşturulmuş.
adı üstünde anlatmak ama, ben de yazılı da olsa shel silverstein'ın the missing piece öyküsünün bir özetini ileteyim:
arşivler, şeyler
12.03.2004, 03:23
şu sağ üst köşede boş boş duran alanı aslında bu blog nedir tanımı için falan koymuştum. insanlar genelde bloglarını bir cümlede özetliyorlar, çoğunlukla beğendikleri bir alıntıyı falan koyuyorlar. alıntı istemedim, bir cümle de kuramadım ama ilk blog heyecanıyla gözüme güzel göründü, alsam site kel kalacaktı, öyle bıraktım. bu blogun bir tanımının falan olacağı da yok artık, onun için orayı haftanın menüsü olarak atıyorum.
depo gibi bir yer açtım, belki birileri yararlanır diye her hafta yeni bir dokümandır, kısa filmdir bir şey koyup, menüden de link vereceğim. o da şundan aklıma geldi: 1901'de çekilmiş uçuk bir kısa film izledim, artist's dilemma. filmden şu kitapta bahsediliyordu. filmi aratırken, yine kitabı okuyup bloglamış ve bu filmi gidip nette bulmuş olan chutry experiment'ın sahibine rastgeldim. ne güzel şey paylaşmak di mi diye sevindim.
film american memory film arşivinden indirilebilir. motion pictures arşivinde fantasy ve magic tricks kategorisindeki filmleri tavsiye ediyorum. ben linki yukarı koymayı becerene kadar, bu blog anlamsız kalmasın diye: isteyenlere sağ tık, save target as (quick time, 6.6MB)
televizyon deyimleri
12.03.2004, 02:52
filmlerdeki klişeler listesi zamanında, üzerinde tartışılan demiyim de, bol bol forward edilen bir komiklikler silsilesiydi. en fazla iki dakika gülüp geçmiştik_sene 199vs... şimdi sene 2004, bir buffy ve onlar forumunda da laf lafı açmış ve baş tartışanlar bu konuda bir wiki yapmaya karar vermiş. wiki, içeriğine herkesin katkıda bulunduğu bir bilgi dağarcığı, en bilineni halkın ansiklopedisi wikipedia. bu wiki'nin konusu da televizyon dizilerindeki klişeler; senaristin, yönetmenin dizinin satması, iyi algılanması için başvurduğu kısayollar. konu, karakter, kamera hileleri, anlatım gibi alt bölümlere ayrılmış. bunların çoğu tanıdık şeyler, filmlerden ödünç alınmış çok fazla hile de var listede. karakterin iki saniye sonra gireceği kapıya odaklanma, yağmur altında duygu fırtınaları, yanlışlıkla gay sanılan insanlar var, hitchcock'un meşhur macguffin'i bile var; ne olduğunun hiçbir önemi olmadığı halde, tüm anlatının belkemiğini oluşturan, olayları ve karakterleri birbirine bağlayan belirsiz şey. gerçi ben hiç görmedim macguffin'li bir tv dizisi. zaten wikiciler de örnek olarak sadece hitchcock filmlerini ve pulp fiction'daki bond çantanın içindeki ışık saçan şeyi verebilmişler. evet, listeye ekleme yaparken, klişenin, hilenin kullanıldığı sahnelerden de örnek veriliyor. bu site bugün boing boing'de metafilter'da çıktı, kısa zamanda daha çok şey eklenir.
özgürlük, ayakkabılar, stil ve tırıvırı
6.03.2004, 01:37
sex and the city'nin finali geçen hafta koyuldu; gerçi ben hala 4. ila 5. sezon arasında bir yerlerdeyim ama, sonuçta carrie new york'u terk ediyormuş diye de bir yerde okumuştum. bunu spoiler'dan saymıyoruz, çünkü zaten bu bölüm ne olacak acaba diye merakla izlenen bir dizi değil. sex and the city'nin feminist ve anti-feminist potansiyelinden, birisinin dizinin konusunu nasıl özetlediğine bakarak onun feminizmin neresinde durduğunun anlaşılabileceğinden, erkekler gibi seks yapmak, onlar gibi olmak mı yani bütün olay tartışmalarından falan bahsetmek istemem, düşüncesi bile içimi bayıyor. ammavelakin, blog dünyasında slut (terbiyeli bir tutumla ahlaksız diye çeviriyorum) olmak özgürleştirici midir diye bir tartışma başlamış. sex and the city üzerine yazan yazana.
petroglyph'den pixel'a
4.03.2004, 01:23
Tahminen İ.Ö. 75.000'de Güney Afrika'da bir mağaranın duvarlarına kazınmış geometrik şekiller, kronolojisi şurada çıkarılan medya tarihinin başlangıç noktası olarak alınmış. i.ö. 75.000'den 2003'e kadar medyanın kronolojisini çıkarmışlar, iletişim modları, araçları, temel terimler ve teorisyenler hakkında bilgi vermişler; bu konuyla ilgili sitelerin kategoriye göre listelendiği bir link sayfası hazırlamışlar. kimler? media history project'i hazırlayanlar. şu ilginç haberler vs. de bonus olarak gelmiş. daha ne olsun.

