günün izmariti (38inci)

1.12.2004, 00:45

zamanı süre-siz kavrarsan, süjen yeknesak olur, pişman, üzgün, derbeder kalır. edimi ve ânı öncesi ve sonrası olmadan kavramak algılamaların en asili, anlağın en temizidir (büyük laf diye çerçöp tarihine geçerse o zaten o sıralar kavramıştı desinler). zaten ikea da geliyor, çok moralim bozuk, her gittiğim evde aynı masayı, aynı çatal kaşık takımını, aynı paspası görüp, fason üretimi tüketmenin benlik ve kimlik kavratışında yarattığı dalgalanmalar üzerine tartışmalara dahil olmak, olmasa bile duymak zorunda kalacağım. (hadiyordan)

süreyi günlere, günü saatlere, yaşamı senelere bölmeden semalarımda süzülmenin ilaç gibi geleceğini kavramanın rahatlığı bir yana, son zamanlarda zaman ve rivörs hareket ve hafıza üzerine bu kadar çok film yapılmasının bir sebebi de, makro felaketlerin mikro hayatlarımızdaki etkilerini unutturarak ve umut vererek silme çabasıdır. bir çıkış yolu var, bir kurtuluş var; var diyorsam var. en çok sezgimi seviyorum, bir de kâküllerimi (dehşet ve haşmetle takip ediniz- didaktik, kuralcı, havacı ve hatta fasaryadan irtifalı olmayınız. herkes ikea'nın willy model raflarından edinse, memleket kalkınır)

perSona, vesaire
yorumlar:

kilit sözcüğü yazdın

siyahın matemi, December 2, 2004 10:16 PM

bızt

bıdı, December 11, 2004 01:26 AM