ölmeyi öğrenmek
11.10.2004, 03:05
son söyleşilerinden birinde "yaşamayı öğrenmek ölmeyi öğrenmektir ve ben hala ölmeyi öğrenemedim" diyen derrida, öldü.
kendisini kişisel olarak görmemiş, hiçbir dersine katılmamış ama kayganlık, farklılık ve anlam-sızlık üzerine yazdıklaryla dünyayı algılayışı değişmiş/şekillenmiş bir öğrenci olarak kendisine teşekkür borçluyum.
her ölüm kendine özgüdür ve bu nedenle her ölümde alışılmadık bir şeyler vardır - arkadaşı ve düşündaşı gilles deleuze'ün ölümü ardından kaleme aldığı "artık yalnız başıma gezinmek zorunda kalacağım" başlıklı yazısında, hayatta olan kişinin/arkadaşın yazdıklarını okumaya, tartışmaya-tekrar yazmaya ve sökmeye alışmışken, ölümle kaçan o fırsatın ve artık yalnız başına gezinmek zorunda kalmanın kendisini ne kadar üzdüğünü hissettirmişti. bana teoriyi sevdiren insan olduğu için yakınım* addettiğim derridanın ölmüş olması kalbimi sızlatıyor.
* ölen birinin ardından yakınlarının konuşma yapması ya da birbirlerine merhumla ilgili anılarını anlatması geleneğine nette de bağlı kalınıyor ve derrida'yı yazdıklarından veya verdiği derslerden tanıyanlar düşüncelerini ve anılarını bloglarında paylaşıyor: derrida'nın ölümü üzerine yazılan blog yazılarının listesi
in these times, kuro5in, media pill, metafilter, monochrom, spark, the stranger, telepolis, ambiguous, feministe, pinoc-
chio theory, plastic bag, alternet, gazetem, haysiyet,
24fps, cineaste, cinema space, cinetext, film-
philosophy, film written, images journal,
kinoeye, offscreen, scope, screening the
past, senses of cinema, sinefil,

