fahrenheit 9/11
8.07.2004, 15:10
michael moore'un fahrenheit 9/11'i... işte burda tıkanıyorum. ne diyeyim, cannes'da en iyi film seçilerek büyük tartışmalara yol açan alternatif yönetmen. bush'un korkulu rüyası. oscar ödülünü alırken yaptığı konuşmayla hem takdir toplayan hem de bush destekçilerinin nefret ikonu haline gelen michael moore. bıdı bıdı. tamamen manşetler ve klişe gazetecilik ifadeleri üzerinden tanımlanabilen bir adam.
şimdi benim bu adam hakkında çok açık seçik bir fikrim yok. bir cnbc-e'de birkaç awful truth bölümünü izlemişliğim vardır, bir de oscar konuşmasını.
amerikalıların savaş ay'ı. olabilir. walt disney'in filmin dağıtımını yapmak istemediğini film vizyona girmeden birkaç hafta önce açıklayan moore'un, bunu aslında en başından beri bildiği, aralarında böyle bir anlaşma olmadığı açıklandı mesela. publicity trickleri. bunu takdir ettiğim bir nedenle yapsa da, yöntemindeki incelik ve kıvraklık eksikliği beni rahatsız eden. bu sebeple sadece manşetler üzerinden tanımlayabiliyoruz.
filme gelelim. izlemeden bir şey diyemeyiz ve kendisi de isteyen internetten indirsin izlesin demiş. archive hemen harekete geçerek filmi server'ına koymuş. indirip izleyelim.
bu arada michael moore'un bir weblogu var: mike's blog
bu da filmin blogu: f911. buyrun.
ben tam tıkanıyorum diyemem ama boğulur gibi oldum birkaç awful truth bölümü izleyince.
şimdi bu muhalefet midir allasen, ucuz benzin miydi neydi adamlar alıyor da bu saddamın niye alıyosunuz muydu, bi tanesi de kalkıp "bi siktir git çay koy ya sen" demedi herife, deseler de yayınlar mı, hiç sanmam..
gizli kameracı şaklabanlardan bir gömlek üstte değil benim gözümde.. ne yani bush aleyhtarı olmayan mı var dünyada, kim savaş yanlısıymış açık açık.. solcuyum, belden aşağı çalışırım, süperim.. bize de bekleriz..
michael moore, filminin ismi yüzünden ray bradbury ile tek yanlı bir itişme yaşıyor ne zamandır.
'amerika'nın savaş ay'ı...' çok sert olmuş bence, michael moore durum tesbiti yapıyor daha çok,
pagan, July 9, 2004 01:06 PMtamamen alıntılarla tanımlayabildiğimi söylemiştim ya en başta, amerikalıların savaş ay'ı tanımlaması da bir alıntıdır.
bu arada ray bradbury itişmesini de sizden duydum, baktım, ilgili bir link vermezsem rahat edemem: hrrnnnn
perSona, July 11, 2004 11:18 PMBradbury'nin fahrenheit 451'i karanlık bir eserdi, Matrix-Big Brother karışımı bir mekandı kitaba konu olan, antiNazi, antikomunisit bir damarı vardı anlatılanların, diye hatırlıyorum. Bush ve ekürilerinin Amerikası öyle bir yer mi, mevcut durumda, şüpheli. Öyle değil de, başka çeşit bir psikopat yoldan gidiyorlar sanki.
O açıdan çok derin manaları olmayan bir kelime oyunu gibi geliyor bana Moore'un yaptığı; ama oturup filmi izlemek gerek tabii.
"karşılıklı dangalaklık" dediğim bir durum var. (muhakkak terminolojide bunun yerine daha şık bir terim vardır ama ben bilmiyorum)
elinize mikrofon, yamacınıza bir kameraman alıp sokağa çıkıyorsunuz ve yakaladığınız herkese, misal, "bu sabah duş aldınız mı?" sorusunu yapıştırıyorsunuz. kamera ve mikrofon size dangalak olma hakkı veriyor ya, ondan. kurban da bu dangalaklığı, mecburen, mazur görüyor, mikro boyutta da olsa bir medya terörüne hedef olmamak için, dangalakça bir cevap veriyor.
ben şunu öneriyorum: "sana ne ulan?!"
ve sonra şu tacizcilere mi ne sıkılıyordu bi spreyler var, ve kameraya da beyaz boya.
epeyce teçhizatlı dolaşmak gerekiyor galiba..
Memleket hudutları dahilinde Savaş Ay'a böyle bi muamelede bulunulsa yaradana sığınıp dalma potansiyeli mevcut abimizin. Terör ortamının büyük gazetecisi Ertürk Yöndem vardı bi de, ona böyle bi muamele direkt vatana hıyanete giriyodu herhalde.
Fekat diğer yandan, Haku'nun önerdiğini Türkiye'de yapanlar da var: Bkz Deniz Akkaya ve Hülya Avşar. Michael Moore'a bu ikisinden biri denk gelecek ki, misal.
Kaptanhayal'ın belirttiği gibi, bradbury'nin fahrenheit eseri mükemmel bir anti ütopya / dystopia örneğidir, kitaptaki ortamın aynen abd'de olması şartı aramıyorum kendimce, özgürlüklerin kısıtlanması dahilinde benzerlikler vardır.
amerika'nın savaş ay'ı tanımlamasının alıntı olduğunu anlayamadım, perSona'dan özür dileyeyim ivedilikle. ray usta'ya böyle bir telefonu falan mesele ettiği için üzüntülerimizi de sunalım, heh. bir link de benden olsun.
Tanıdığım en prensipli adam değil Moore ama yanlızca "sığ" olarak da yapılabilecek işler var-özellikle Amerika'da. Bowling For Columbine'da silah firmasını mahkum etmesi, Charlton Heston'ı kendi evinde rezil etmesi Sean Penn'in, yapacağı işler değil örneğin. Lazım böyle bir adam, geniş çaplı mücadelenin bir kurmayı olmasa da.
ufux, July 30, 2004 05:23 PMyıldırım türker de şöyle yaklaşmış michael moore fenomenine: michael moore muhalefeti
perSonita, September 10, 2004 02:19 PMgeçen hafta micheal moore'un "the corporation" belgeseline gittim. buraya yeni geliyor. öyle her sinemada da gösterilmiyor. Türkiye'ye 2004'un başında afm bağımsız film festivalinde gelmiş. Ansiklopedik bilgi diye arşivlenecek bir yapıt olmuş.
Ropörtaj yaptığı kişiler arasında kendi de bulunuyor. Kendisiyle tanışmak isterseniz diye söylüyorum.
contravener, September 14, 2004 08:41 PMbelgesel micheal moore'un değil. Belgeselde micheal moore ile ropörtaj var o kadar.
the corporation
contravener, September 14, 2004 08:48 PMFUCK U BUSH
katılım'lar 01.08.05 başlıyor _(agop_drm@hotmail.com_)
bush '' sikenler CLÜB 'üne katılımların azlıın dan dolayı biraz ara werioruz katılımlar (agop_drm@hotmail.com) dan yapılabilir ulee...!!!
agop drm, September 21, 2005 08:40 PMin these times, kuro5in, media pill, metafilter, monochrom, spark, the stranger, telepolis, ambiguous, feministe, pinoc-
chio theory, plastic bag, alternet, gazetem, haysiyet,
24fps, cineaste, cinema space, cinetext, film-
philosophy, film written, images journal,
kinoeye, offscreen, scope, screening the
past, senses of cinema, sinefil,

